• 13 Ağustos 2020 / Perşembe 17:21

Akış Arayışı

Günümüzün karmaşık tedarik zinciri – tedarik ağı demek daha doğru aslında- ortamında firma içinde ve müşteriye kadar uçtan uca daha iyi akış yaratarak, daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir rekabet avantajı elde edilebilir. Üretimin birinci kuralını George Plossl aşağıdaki gibi tanımlar:

“Tüm faydalar bilgi ve malzemenin akışı hızına doğrudan bağlıdır.”

(Bkz. George Plossl, Orlicky’s Material Requirements Planning, 2nd edition, McGraw-Hill, New York, N.Y., 1994, Sayfa 4.)
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu tüm bilgi ve malzemelerin pazarın beklentileri ile ilgili ve uyumlu olmasıdır. Hızla gelişen veri işleme teknolojileri ve kolay ulaşılan kaynaklar nedeni ile işletmelerin ilgisiz veri okyanuslarında ve/veya hiç işe yaramayacak atıl envanter içinde boğulmaları işten bile değildir.

Tüm faydaları kısaca tanımlamak gerekirse;
- Hizmet Seviyesi: Akış iyileştikçe, müşteriye sunulan hizmet seviyesi yükselir.
- Gelir: Hizmet seviyesi yükseldikçe pazar payı artar ve gelir yükselir.
- Envanter: Envanterin akış süresi ne kadar kısalırsa bu envanter için bağlanan kaynaklar o kadar azalacaktır.
- Giderler: Akış yavaş olduğunda aradaki boşlukları doldurmak için yapılacak ek masraflar artacaktır. Örneğin çapraz sevkiyatlar ve hava kargo ile yapılan taşımalar veya fazla mesai giderleri artacaktır.
- Nakit Akış: Akış hızlandığında malzeme veya ürün için harcanan paraların nakite dönüş hızı artacak, nakit yönetimi daha öngörülebilir ve yönetilebilir olacaktır.

Özetle malzeme ve bilginin akış hızının artması ile hizmet seviyesi artar, hizmet seviyesinin artması ile gelir artar ve envanter ile birlikte gereksiz masraflar ve işletme sermayesi ihtiyacı azalır. Bunların doğal sonucu da işletmenin kârının artmasıdır

En kolay planlanan ve yönetilen bilgi ve malzemeler güvenilir şekilde akanlardır. Daha kısa akış süreleri doğal olarak planların kesinliğini artırır ancak geleneksel MRP yaklaşımında akışı kesintiye uğratan zayıflıkların varlığı kaçınılmaz gerçektir. (Bu gerçeklerin detayları ve nedenleri bu yazının konusu değildir, ancak gerçekliğini görmek için gündelik geleneksel MRP uygulamalarımızda yaşadığımız zorlukları hatırlamak yeter.)

Diğer yandan israfı azaltmak için çıkılan yolda tedarik zincirindeki stok azaltmaları (daha belirsiz bir dünyada) talepteki değişkenliği fark etmek ve buna uyum göstermek konusunda tedarik zincirlerini akışı korumak konusunda çok kırılgan hale getirdi.

Bugünün küresel üretim ve tedarik ortamı eskiden hiç olmadığı kadar belirsizleşirken yanlış tahminlerin maliyeti giderek yükselmektedir. Diğer yandan piyasada istenmeyen ürünleri üreterek akışı bozmaktan, gereksiz yere kapasite, para ve alan kullanmaktan kaçınmak zorunluluk değil midir?

Bu durumda iki koşulu bir arada ve ödün vermeden gerçekleştirecek bir çözüm bulmaya odaklanmalıyız. Akışı korumak ve geliştirmek için tüm çaba ve kaynaklarımızı mümkün olduğu kadar talebe göre düzenlemeliyiz – israfı önlemenin en temel yolu – diğer yandan da duruma ve ihtiyaçlara şirket ölçeğinde bakmayı becerebilmeli, büyük resmin görünürlüğünden kopmamalıyız.

İlk bakışta çözülmesi imkansız gibi görünen bu çatışmayı/çelişkiyi çözerek akışı iyileştirecek bir yöntem var mıdır? Üzerinde düşünmeye değer …





139 kez görüntülendi. 06.17.2019 tarihinde eklendi.
Yukarı Dön