• 13 Ağustos 2020 / Perşembe 17:16

ERP Efsane mi? Gerçek mi?

ERP diye bilinen, Türkçe’ye ‘kurumsal kaynak planlama’ olarak çevrilen kavramın, salt bir yazılım olarak görülmesi belki de ilgili konuda yapılan en ciddi hatalardan biridir. Gerçekte ERP bir yazılım değil, sistemdir. Bir banka şubesine gidip de ‘OGS / HGS’ye para yatırmak istedik, ama banka bankosundaki çalışan, ‘ilgili sistemin bilgisayarında şu an bir arıza sebebi ile çalışmadığını ve maalesef işlemimizi yapamayacağını’ bize söylediğini düşünelim. Bu örnekler ‘yazılım’ ile ‘sistem’ arasındaki farklılığı başka bir boyuttan anlatmaktadır.

Ülkemizde son yıllarda iş dünyasının; yatırım / büyüme (1) ve maliyet / kâr (2) konuları ile birlikte en çok ilgilendiği kavramlar arasında ERP de bulunmaktadır. Ki bir önceki cümlede sayılan iki konuda da alınacak kararların altyapısını zaten ERP sağlar.

Acaba firmaların yeni bir sistem (yazılım) kullanmaya başlamaları veya kullanmakta oldukları bir sistemden başka bir sisteme geçmeleri bu kadar basit mi? Bu soruya verilecek cevap, ‘başarı’ ve ‘başarısızlık’ arasındaki tercihi de bir anlamda yansıtmaktadır. Yeni ERP ile firmanın mevcut tüm iş süreçlerinin az veya çok değişeceği gerçeği, konunun aslında hiç de basit olmadığını bizlere gösterir. Firmanın uzun yıllara dayanan, alışılmış ve kabul görmüş iş yapış şeklinin yeni gelen ERP ile değişmesi normal şartlar altında mümkün müdür? ERP, fiili olarak sunuculara / bilgisayar donanımlarına yüklenmekte ve kurulmakta, gerçekte ise insanlar üzerinde yaşamaktadır. Firma çalışanlarının, özellikle de yöneticilerin psikolojik olarak değişime, yeniliğe ve alışkanlıklarına karşı olan tutumu bir ERP projesinin kaderini etkiler.

ERP ile ‘kurumsallaşma’ birbirleri ile ilintili iki kavramdır. Müşteri siparişi için seri imalat onayı gelmeden, firmada ilgili siparişin seri üretiminin yapılamama kontrolü sistem yerine, ilgili kalite kontrol personeli inisiyatifine bağlı olduğunda, kuramsallaşmada da bir sıkıntı olduğu söylenebilir. ERP yani sistem, firma yöneticileri arasındaki veri akışını da düzenleyen bir yapıdır. Firmada gerçekleşen veri alış-verişinin sözlü, telefon, e-posta veya toplantılar aracılığı ile olmasının normal sayılması kurumsallaşma ve ERP’nin önündeki önemli engellerdendir.

ERP’yi bir veri canavarına benzettiğimizde; doğru, zamanında ve kesintisiz veri akışının sağlanamadığı sistemler daha doğmadan ölmeye mahkumdur. Çoğu ERP projesinin başarısızlık nedenleri arasında da, sisteme nasıl veri besleneceğinin yol haritasının çıkarılmaması yer almaktadır. Başarılı ERP projeleri; sistem (yazılım), danışmanlar (uyarlayıcılar) ve firmanın kendisinin oluşturduğu üç çemberin ortak kesişim bölgesindedir. Üç bileşenden birinin aksaması, ERP’nin başarısız olması için yeterlidir.

Y. Yağmur Katipoğlu
Proje Yöneticisi
yagmur@katipogludanismanlik.com

Lisans:
İTÜ Makina Fak. Makina Mühendisliği (1992)
Y.Lisans:
İTÜ İşletme Fak. İşletme Mühendisliği (1995)





230 kez görüntülendi. 05.14.2019 tarihinde eklendi.
Yukarı Dön