• 13 Ağustos 2020 / Perşembe 16:35

İşletmeler için üretim öncesi Ar-Ge süreçlerini yönetebilme: inovasyon ve işbirliği stratejisi.

Ar-Ge ve inovasyon, özellikle işletmelerin rekabetçiliğini, yenilikçiliğini ve inovasyon yeteneklerini artıracak her türlü yapısal ve organizasyonel altyapıyı destekler. Bu sayede, işletmeler, üretim öncesi ve sonraki aşamalarda yeteneklerini geliştirerek teknolojik yenilikler yapabilme (inovasyon) bilgisine ve yeteneğine sahip olabilirler. Tüm bu ilişkili süreçlerde, işletmeler için teknolojik yenilik yapabilmenin altyapısını ise, teknolojik yetkinlikler belirlemektedir.

Ar-Ge ve inovasyon faaliyeti gerçekleştiren işletmeler, gerek teknolojik yetkinliklerini geliştirmek gerekse sürdürülebilir biçimde yeni fikir ve proje geliştirebilme yeteneğini kazanmak için üretim öncesi süreçlerde, ağırlıkla diğer işletmeler ile aralarında yeni işbirliklerini geliştirmeye yönelik stratejileri benimseyerek ilgili yeteneklerinin geliştirilmesi yolunu tercih edebilirler.

İşletmeler için üretim öncesi işbirliklerini ve dolayısıyla teknoloji yeteneği geliştirme faaliyetlerinin çok boyutlu ve çok sektörlü yapısı vardır. Bu durum, işletmelerin, üretim öncesinde (ve sonrasında) farklı birçok araştırma alanında eşgüdüm ve işbirlikleri kurmasını gerektirmektedir. Ayrıca, işletmeler, üretim öncesi Ar-Ge yönetimi süreçlerinde, kalıcı ve güven tabanlı işbirliklerinin tahsis edilebilmesi için, stratejilerini hedefli ve odaklı bir biçimde yeniden yapılandırma yolunu tercih edebilirler. Bahsettiğimiz bu yeniden strateji yapılandırma süreçlerinin ana yönü ise bütünleşik inovasyon sürecinin tanımlanması ve uygulanmasıdır.

UNUTULMAMALIDIR Kİ, İNOVASYON VE AR-GE PAHALI VE SONUÇLARI BAKIMINDAN BELİRSİZ BİR FAALİYETTİR.

İşletmeler için etkili bir bütünleşik Ar-Ge ve inovasyon süreci, üretim öncesinde işletmenin işbirliklerine yönelik olarak bütün paydaşların aktif olarak katılımını esas koşar. Unutulmamalıdır ki, inovasyon ve Ar-Ge pahalı ve sonuçları bakımından belirsiz bir faaliyettir. Bu sebeple, işletme, işbirliğine dönük bir üretim öncesi inovasyon stratejisi benimser ise, teknolojiyi kullanım ve geliştirme yeteneğine göre aşağıdaki gibi bir strateji izlemeyi tercih edebilir:
• Teknoloji izleyicisi (sonradan teknoloji kazanımı için çalışan) bir işletme için önceye kıyasla daha az teknolojik belirsizlik bulunacaktır ve işletme, sınırlı olan kaynakları nedeniyle, strateji olarak “ne kadar Ar-Ge”den çok “hangi Ar-Ge”yi hedefleyebilir.
• Teknoloji yaratan (teknolojiyi kendisi geliştiren) bir işletme için ise, yine önceye kıyasla daha az teknolojik belirsizlik bulunacaktır. Belirsizlik riski ise, teknoloji izleyicisi konumuna göre daha fazla olacaktır, ancak işletme son ürüne önem vererek (odaklanarak), yine de, kendisi için nihai üründen kazanım elde etme imkânını daha uzun ve zor bir sürece yayan “Ar-” (araştırma) stratejisini seçebilir.

ÜRETİM ÖNCESİ AR-GE SÜREÇLERİ TÜM BOYUTLARI İLE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE İSE, İŞLETMELER İÇİN HER TÜRLÜ TEKNİK VE İDARİ BİLGİYE ERİŞİM ESASTIR.

Üretim öncesi Ar-Ge süreçleri tüm boyutları ile değerlendirildiğinde ise, işletmeler için her türlü teknik ve idari bilgiye erişim esastır diyebiliriz. İlgili süreçte, Ar-Ge ve yenilik için gerekli olan fikirlerin kaynağını ise genel olarak teknoloji ve pazar bilgisi oluşturmaktadır. Öte yandan, işletmeler için, bilginin hangi kaynaktan elde edildiğini de bilmek, yenilik sürecinin başlangıcı ve gelişimi için oldukça önemlidir. Bilgi kaynaklarının bilinmesi ise:
• İşletmeye, üretim öncesinde yapılacak her türlü teknolojik araştırma için teknik ve beşeri kaynakları en uygun şekilde tahsis etme imkânı sağlar,
• Teknik ve örtük (gizli) bilgilerin ve ilişkili teknolojilerin hangisinin yeni ürün ve hizmet oluşturmada önemli bir potansiyele sahip olduğunun bilinmesini sağlar,
• İşletmenin bulunduğu sektör içinde potansiyel teknolojik gelişmeler ve yeni pazarların tanınması konusunda önemli ipuçları sunar.

Bahsettiğimiz tüm bu farklı açılardan çıkarabileceğimiz bir sonuç olarak, “Sektör ayrımı yapılmaksızın, herhangi bir üretim alanında faaliyet gösteren işletmeler, Ar-Ge ve inovasyon stratejilerini, öncelikli olarak yeni üretim ve iş geliştirme işbirlikleri sayesinde edindikleri bilgi, beceri ve deneyimleri sürekli paylaşır hale getirmelidirler,” denilebilir. İşletmeler, ancak bu ilişkili strateji ve yaklaşım sayesinde, üretim süreçleri öncesinde tanımladığımız (ve benzer) bazı Ar-Ge süreçlerini başarı ile yöneterek daha verimli, etkin ve başarılı çalışabilirler.

Doç. Dr. Mustafa Hilmi ÇOLAKOĞLU
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Bakan Müşaviri

Prof. Dr. Erkan ERDİL
ODTÜ – TEKPOL
Merkez Müdürü

Hadi Tolga Göksidan
ODTÜ – BTO
Koordinatör V. ve Proje Yürütücüsü





141 kez görüntülendi. 06.17.2019 tarihinde eklendi.
Yukarı Dön