23 Hizmet yılı
Ambalaj
Dağıtım
Elektrik ve Elektronik
Enerji
Genel Üretim
Gıda
İnşaat ve Taahhüt
Havacılık ve Savunma
Kimya
Konfeksiyon
Maden
Matbaa
Makine
Metal
Mobilya
Otomotiv
Plastik
Perakende
Sağlık
Tedarik Zinciri
Tekstil
Yan Sanayi ve Yedek Parça Dağıtım
Uluslararası
Holdingler
Büyük Ölçekli
OBİ'ler PRODA; üretim, dağıtım, eğitim ve hizmet başta olmak üzere farklı sektörlerde kurumların dijital dönüşüm projelerine eşlik ediyor. Teknolojiyi yalnızca bir yazılım yatırımı olarak değil; süreçlerin iyileştirilmesi, kurumsal verinin bütünleştirilmesi ve daha güçlü karar mekanizmalarının oluşturulması için kullanılan bütünleşik bir iş mimarisi olarak ele alıyor.
Bugün PRODA’nın çözüm dünyasının merkezinde ERP, iş zekâsı, yapay zekâ ve kuruma özel geliştirilen çözümler bulunuyor. Trophy ERP, SAP S/4HANA Public Cloud, Power BI ve Qlik Sense gibi teknolojilerle kurumların operasyonlarını ve verilerini ortak bir yapı altında ele alırken, yeni nesil yapay zekâ yatırımlarıyla bu veriyi karar ve aksiyona dönüştürmeye odaklanıyor.
PRODA’nın yeni dönem vizyonunun temelinde, ERP ile oluşan güvenilir kurumsal veri altyapısını yapay zekâ ile buluşturmak yer alıyor. Şirket, geleceğin kurumsal sistemlerinin yalnızca işlemleri kaydeden ve raporlayan yapılardan; veriyi anlayan, doğal dille sorgulanabilen, karar süreçlerini destekleyen ve tanımlanmış yetkiler çerçevesinde aksiyon alabilen platformlara dönüşeceğini öngörüyor.
Bu vizyonun yeni adımlarından Gateclave, kurumsal sistemlerle yapay zekâ arasında güvenli bir erişim ve kontrol katmanı oluşturuyor. MCP (Model Context Protocol) temelli yapı; ERP, CRM ve diğer kurumsal sistemlerdeki verilerin doğal dille sorgulanmasını ve izin verilen işlemlerin kontrollü biçimde gerçekleştirilmesini hedefliyor.
PRODA böylece yıllara dayanan dijital dönüşüm deneyimini yeni bir aşamaya taşıyor:
ERP’den veriye, veriden zekâya, zekâdan aksiyona.
Teknolojik ve sektörel gelişmeleri yakından takip eden PRODA, müşterileriyle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurarak kurumları yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, yapay zekâ ile şekillenen yeni çalışma ve karar alma modellerine de hazırlamayı hedefliyor.
PRODA, technohouse Bilişim Grubu üyesidir.

Hali hazırda birçok firma proje yönetimini Excel veya MS Project üzerinde yaparken maliyetlerini ERP üzerinde takip etmeye çalışıyor. Bu durum ciddi bir iş yüküne neden oluyor. Proje yönetiminin yoğun olduğu sektörler arasında makina, inşaat, reklamcılık, depo raf sistemleri sektörlerini ve hatta kendimizi yani ERP sektörünü sayabiliriz.
PRODA olarak CPM ERP üzerinde ürettiğimiz Proje Yönetim çözümü ile işletmelerin talepten montaj aşamasına ve sonrasında servis süreçlerine kadar tüm süreçlerini tek bir sistem üzerinde yönetmesini sağlıyoruz.
Süreci nasıl işletiyoruz:
Müşteri talebinin sisteme girilmesi ile sistem otomatik olarak bir proje kartı oluşturur ve süreç başlamış olur. Eğer bir keşif ihtiyacı varsa, Keşif İş Emri proje kartına bağlı olarak oluşturulur ve keşif ekibine atanır.
Mobil Keşif Uygulaması ile keşif ekibi tüm keşif notlarını sisteme girer, çizimlerini cep telefonundan yapabilir, uygulama üzerinden resim çekebilir veya galerisinden resim ekleyerek keşif iş emrini kapatabilir. Kaydedilen çizimler, notlar, resimler anında proje kartında ilgili bölümlere aktarılır.
Keşif iş emri üzerinden Proje Teklifi oluşturulur. Sistem, keşif sırasında girilen kontrol noktaları ile teklif kalemlerini karşılaştırarak kullanıcıyı hatasız teklif oluşturmaya zorlar. Proje teklifinin sistemde kolay oluşturulması için farklı tiplerde teklif şablonları sistemde oluşturulabilir. Teklif revizyon takibi yine sistem üzerinde yapılır.
Onaylanan proje teklifi Proje Siparişine bağlanarak süreç devam ettirilir. Sistemde sipariş oluşturulduğu anda ana iş adımları otomatik oluşur ve ilgili birimlere e-posta ile sistem tarafından e-posta gönderilir.
Her bir proje adımı ilgili birimler tarafından kaynaklara atanarak planlanır. Gantt Chart üzerinden süreç anlık olarak takip edilebilir.
Haftalık değerlendirme toplantılarında projedeki olası gecikmeler proje değerlendirme notlarına yazılır ve olası gecikme nedenleri ve süresi sisteme girilir. Bu sayede proje bazlı ve projeden bağımsız toplu olarak Gecikme Neden Analizi yapılabilir.
Solid Works Entegrasyonu sayesinde çizim sonrası oluşan mamul ağacı otomatik olarak PDM üzerinden CPM’e aktarılabilir veya PDM yok ise Excel’e aktarılan mamul ağacı kolaylıkla mamul ağacına aktarılabilir.
Proje bazlı satın alma, proje stok takibi, ödeme planı, araç planlama, sevkiyat takibi ve sahada montaj takibi sistem üzerinden kolaylıkla yapılabilir.
CPM‘in standart Üretim Yönetimi ile üretim iş emirleri planlanabilir. Tüm üretim operasyonları sistem üzerinde takip edilebilir. MRP çalıştırarak ihtiyaçlar toplu olarak görülebilir veya proje kartı üzerinde proje bazlı ihtiyaç hesaplanarak Satın Alma Talebi tek tuşla oluşturulur.
Hak edişler işlere bağlı olarak hesaplanır ve fatura bağlantısına düşer.
Süreç İzleme Modülü kurumsal web sitesine entegre edilerek projedeki tüm süreç müşteriye anlık olarak raporlanabilir.
Proje yönetimi için gerekli fonksiyonlara ek olarak, CPM üzerinde tam entegre çalışan Finans, İK, Duran Varlık çözümleri ile tam bir sistem bütünlüğü sağlanır ve projenin Fiili Maliyeti en doğru şekilde hesaplanarak kayıplar ve kârlılık analiz edilir.
Kurumsal dönüşüm ve iş uygulamaları alanında faaliyet gösteren Proda, basın buluşmasında, şirketlerin dijitalleşme yolculuğunda değişen ihtiyaçlarına yönelik yeni yaklaşımını paylaştı.
Erkan Ahtagil: “Farkı yaratan kullanılan yazılım değil, teknolojiden üretilen değer olacak”
Dijital dönüşüm artık yalnızca yeni sistemler kurmak veya mevcut süreçleri dijital ortama taşımaktan ibaret değil. Yapay zekânın iş dünyasında daha fazla yer almaya başladığı yeni dönemde kurumların başarısını; süreç olgunluğu, veri kalitesi ve teknolojiyi iş sonuçlarına dönüştürme becerisi belirleyecek.
Kurumsal iş uygulamaları ve dijital dönüşüm alanında faaliyet gösteren PRODA, düzenlediği basın toplantısında şirketlerin yapay zekâ çağına hazırlanması için geliştirdiği yeni nesil kurumsal dönüşüm yaklaşımını paylaştı.
2008 yılından bu yana ERP, iş zekâsı ve kurumsal teknoloji projelerinde yer alan PRODA, yeni dönemde şirketlerin ihtiyaçlarını ERP + BI + AI bütünlüğünde değerlendiriyor.

ERP’den yapay zekâ destekli karar süreçlerine
Şirketlerde uzun yıllardır operasyonların merkezinde yer alan ERP sistemleri, bugün artık yalnızca süreçleri yöneten platformlar olmaktan çıkıyor. Doğru yapılandırılmış ERP sistemleri; güvenilir veri altyapısı oluşturarak iş zekâsı ve yapay zekâ uygulamalarının temelini oluşturuyor.
PRODA’nın yaklaşımında;
ERP, süreçlerin ve operasyonel verinin merkezi,
BI (İş Zekâsı), veriyi anlamlandıran ve yönetilebilir hale getiren katman,
AI (Yapay Zekâ) ise bu veriden yeni içgörüler ve karar desteği üreten yapı
olarak konumlanıyor.
Bu bütünleşik yapı sayesinde şirketler yalnızca geçmiş performansı raporlayan organizasyonlardan, geleceğe yönelik daha hızlı ve güçlü kararlar alabilen yapılara dönüşebiliyor.
“Teknoloji yatırımı tek başına yeterli değil”
PRODA Kurucu Ortağı Erkan Ahtagil, dijital dönüşüm anlayışının önemli bir değişimden geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Uzun yıllar şirketler dijitalleşmeyi daha çok yazılım yatırımları üzerinden değerlendirdi. Bugün geldiğimiz noktada ise tek başına teknoloji yatırımı yeterli değil. Önemli olan süreçlerini bilen, verisini doğru yöneten ve değişime uyum sağlayabilen kurumlar oluşturmak. Önümüzdeki dönemde farkı yaratan hangi sistemlerin kullanıldığı değil, bu sistemlerden nasıl değer üretildiği olacak.”
Ahtagil, PRODA’nın bugüne kadar edindiği proje deneyimiyle kurumlara sadece teknoloji kurulumu değil, sürdürülebilir dönüşüm bakış açısı kazandırmayı hedeflediğini belirtti.
Behiç Ferhatoğlu: “Daha fazla veri, daha iyi yönetim anlamına gelmiyor”
PRODA CEO’su ve Ortağı Behiç Ferhatoğlu ise yapay zekâ döneminde veri yönetiminin kritik önem taşıdığına dikkat çekti:
“Bugün şirketlerin sahip olduğu veri miktarı her geçen gün artıyor. Ancak daha fazla veri, tek başına daha iyi yönetim anlamına gelmiyor. Verinin güvenilir olması, doğru analiz edilmesi ve karar süreçlerine katkı sağlaması gerekiyor.”
Ferhatoğlu, ERP, BI ve AI teknolojilerinin birlikte ele alınmasıyla şirketlerin daha çevik ve veri odaklı yapılara dönüşebileceğini ifade etti.
400’den fazla proje deneyimiyle yeni dönem odağı: Netlik, Güven ve Yapay Zekâ
Bugün dört ofiste, 50 kişilik uzman ekibiyle faaliyet gösteren PRODA; bugüne kadar 400’den fazla müşterinin dönüşüm projelerinde yer aldı ve 30’dan fazla sektörde deneyim kazandı.
ERP alanında Trophy ERP ve SAP S/4HANA Cloud Public Edition, iş zekâsı tarafında Microsoft Power BI, yapay zekâ alanında ise SkyStudio AI çözümleriyle hizmet veren PRODA; kurumların süreç yönetimi, veri analitiği ve yapay zekâ destekli iş uygulamalarına odaklanıyor.
Yeni dönem stratejisini “Netlik, Güven ve Yapay Zekâ” kavramları üzerine oluşturan PRODA, şirketlerin yalnızca dijitalleşmesini değil; güvenilir veriyle çalışan, hızlı karar alabilen ve yapay zekâ çağının rekabet koşullarına hazır organizasyonlara dönüşmesini hedefliyor.
PRODA, önümüzdeki dönemde yapay zekâ kullanım alanlarını yaygınlaştırmanın yanında Avrupa pazarındaki büyüme hedefleri kapsamında özellikle Finlandiya ve Estonya merkezli fırsatları da değerlendirmeyi planlıyor.
Kurumsal yazılım ve dijital dönüşüm alanında faaliyet gösteren Proda, Avrupa yapılanmasını Proda Technology markasıyla Finlandiya'da hayata geçiriyor. Şirketten edinilen bilgilere göre, Helsinki merkezli operasyonun 1 Eylül 2026 tarihinde faaliyete başlaması planlanırken, hazırlık çalışmaları devam ediyor.
TheProwess'e açıklamalarda bulunan Proda Kurucusu Erkan Ahtagil, Finlandiya operasyonunun Proda Technology adıyla yürütüleceğini belirtti. Ahtagil, yeni yapılanmayla birlikte Avrupa pazarındaki faaliyetlerini Trophy ERP, Microsoft Power BI tabanlı iş zekâsı çözümleri ve yapay zekâ uygulamaları ile geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Proda, kurumsal kaynak planlama (ERP), iş zekâsı (BI), yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında çözümler geliştiriyor. Şirketin resmî internet sitesinde yer alan bilgilere göre, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere ERP, veri analitiği, iş zekâsı ve dijital dönüşüm projeleri alanlarında hizmet sunuyor.
Finlandiya ise Avrupa'nın dijitalleşme düzeyi yüksek ülkeleri arasında yer alıyor. Finlandiya İstatistik Kurumu'nun (Statistics Finland) verilerine göre, 2023 yılında 10 ve üzeri çalışanı bulunan işletmelerin %57'si ERP sistemi kullanırken, 100 ve üzeri çalışanı olan işletmelerde bu oran %91'e ulaşıyor. Bu veriler, kurumsal iş uygulamalarının ülkede yaygın olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.
Helsinki'de başlayacak operasyonla birlikte Proda Technology'nin Avrupa'daki müşterilerine daha yakın hizmet sunması, yeni iş ortaklıkları geliştirmesi ve Trophy ERP, Microsoft Power BI tabanlı iş zekâsı çözümleri ile yapay zekâ uygulamalarını bölgedeki kurumlarla buluşturması hedefleniyor.
Türk yazılım şirketlerinin uluslararası pazarlarda doğrudan yapılanmaya gitmesi, yalnızca yeni müşterilere ulaşmaları açısından değil; teknoloji ihracatının güçlenmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve Türk yazılım ekosisteminin küresel görünürlüğünün desteklenmesi açısından da önem taşıyor. Dijitalleşme seviyesi yüksek ülkeler arasında yer alan Finlandiya'da başlayacak bu operasyon, Avrupa pazarında büyümeyi hedefleyen Türk kurumsal yazılım şirketleri açısından dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Bu haber, Proda Kurucusu Erkan Ahtagil'in TheProwess'e özel olarak paylaştığı bilgiler, Proda'nın resmî internet sitesinde yer alan kurumsal bilgiler ve Statistics Finland (Finlandiya İstatistik Kurumu) tarafından yayımlanan resmî istatistikler esas alınarak hazırlanmıştır. Haberde yer alan şirket faaliyetlerine ilişkin bilgiler Proda'nın açıklamalarına dayanırken, Finlandiya'nın dijitalleşme düzeyine ilişkin değerlendirmeler bağımsız kamu verileriyle desteklenmiştir.
Altuğ Üstün 2001 yılında Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden başarıyla mezun olan Altuğ Üstün, kariyerine ilk adımlarını İbrahim Ethem Ulagay & Menarini Group'da Cost Controller olarak iş hayatına başlamıştır. Daha sonra Ströer Kent Vizyon'da Marketing ve Business Analyst alanlarında 10 yılı aşkın bir deneyim kazanmıştır. 2017 yılında PRODA ekibine katılan Üstün, şu anda PRODA bünyesinde Head of RPA olarak görevine devam etmektedir. Boş zamanlarında, Altuğ Üstün, extreme sporlarla ilgilenmekte ve özellikle dağ bisikleti konusunda uzmanlaşmıştır. |

Sürekli değişen iş dünyasında, RPA ve QR kodlarının sorunsuz entegrasyonu ile dikkat çekici bir işbirliğinin ortaya çıkmasına bağlı olarak RPA oyunu nasıl değiştiriyor?
Bu birliktelik, üretkenliği, doğruluğu ve verimliliği yeniden tanımlama vaadi taşıyor.
Manuel veri girişinin modasının geçtiği bir dünyada yaşadığımızı hayal edin. RPA sahneye çıkıyor, QR kodlarından derlenmiş bilgileri kolayca çıkararak iş akışlarını düzenliyor ve daha doğru bir çalışma ortamı sağlıyor.
RPA, QR kodlarının tarama ve giriş süresini dramatik bir şekilde azaltarak, çalışanlara yaratıcı görevler için daha fazla zaman kazandırıyor.
Zaman kazandıran bu başarıya eşlik eden bir diğer özellik, RPA içindeki OCR teknolojisi sayesinde veri doğruluğundaki artıştır. QR kodlarından gelen bilgiler, mükemmel bir şekilde makine tarafından okunabilir metne çevriliyor ve veri hassasiyetini sağlıyor. Müşteri odaklı bir dünyada RPA ve QR kodları, anında memnuniyet sağlayarak kullanıcı deneyimini artırıyor.
RPA mevcut sistemlere sorunsuz entegre oluyor ve bu yüksek teknoloji sayesinde güncellemelerin iş akışlarını olumsuz etkilemesine yönelik endişeler ortadan kalkıyor. RPA, sadece statik bilgilerin taşıyıcısı olmaktan çıkıp QR kodlarını iş verimliliğinin yeni bir çağına taşıyan dinamik bir kapıya dönüşüyor.
QR kodlarının, değişen iş ihtiyaçlarına uyum sağlayarak bilgileri sorunsuz bir şekilde ilettiklerini düşünün. RPA, QR kodlarını akıllı, tepki veren araçlara dönüştürerek kullanıcı deneyimini artırıyor ve olağanüstü olasılıkların kapılarını aralıyor.
Temel bir avantaj olan verimlilik, maliyet tasarrufuna dönüşüyor. RPA, QR kodu işleme ile ilişkili görevleri otomatikleştirerek zaman kazandırıyor ve kaynak tasarrufu sağlıyor – altyapılarını sadeleştirmek isteyen işletmeler için bir kazan-kazan durumu.
İşletmeler evrim geçirdikçe, otomasyon endüstrileri de evrim geçirmelidir. QR kodu veri hacmi büyüdükçe genişleme ve adaptasyona izin veren RPA, modern işletmelerin dinamik doğasına uygun bir çözüm sunuyor.
RPA'nın sunduğu bilgi, karar verme süreci için güçlü bir araç haline geliyor. Performans hakkında gerçek zamanlı içgörülerle birleştirilmiş, QR kodu kullanımı ve izleme konusunda detaylı raporlar, işletmelere sürekli başarıya giden yolda rehberlik ediyor.
Sonuç olarak, QR Kodlarına Yenilikçi Bir Yaklaşım, sadece teknolojik bir ilerleme değil; iş yapma biçiminde bir paradigma değişimidir. Bu güçlü işbirliği, RPA ve QR kodlarının işletmelere eşsiz bir verimlilik, doğruluk ve müşteri memnuniyeti fırsatı sunmasına olanak tanır. Bu dönüştürücü ikiliyi benimserseniz, şirketiniz otomatikleşmiş geleceğin öncüsü olabilir. Zaman şimdi ve oyun yeniden başladı.
Altuğ Üstün 2001 yılında Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden başarıyla mezun olan Altuğ Üstün, kariyerine ilk adımlarını İbrahim Ethem Ulagay & Menarini Group'da Cost Controller olarak iş hayatına başlamıştır. Daha sonra Ströer Kent Vizyon'da Marketing ve Business Analyst alanlarında 10 yılı aşkın bir deneyim kazanmıştır. 2017 yılında PRODA ekibine katılan Üstün, şu anda PRODA bünyesinde Head of RPA olarak görevine devam etmektedir. Boş zamanlarında, Altuğ Üstün, extreme sporlarla ilgilenmekte ve özellikle dağ bisikleti konusunda uzmanlaşmıştır. |
Hızlı teknolojik ilerlemelerin yaşandığı bir dönemde, şirketler süreçlerini optimize etmek ve verimliliği artırmak için sürekli olarak yenilikçi çözümler arıyor. Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) zaten oyun değiştiren bir teknoloji olarak kendini uzun süredir kanıtlamış durumda. Ancak, RPA ve ChatGPT'nin entegrasyonuyla sınırsız olanaklar dünyası önümüzde keşfetmemizi bekliyor.
Bu yazıda, RPA ve ChatGPT'nin güçlerini nasıl birleştireceğine ve işletmelerin işleyiş ve etkileşim şeklini nasıl yeniden tanımlayacağına dair heyecan verici geleceği keşfetme konusundaki bakış açımı paylaşmaya çalışacağım.
RPA'nın Yükselişi
Son on yılda, RPA tekrarlayan ve kurallara dayalı görevleri devrim niteliğinde bir şekilde değiştirerek eşsiz bir verimlilikle otomatik hale getirdi. İnsan hareketlerini taklit ederek, RPA botları insan hatasını ortadan kaldırdı, süreçleri hızlandırdı ve maliyet etkinliğini arttırdı. Veri girişinden fatura işlemeye kadar, RPA çeşitli endüstrilerdeki organizasyonlar için bir çözüm haline geldi.
Peki, mevcut RPA manzarasının ötesinde neler yatmaktadır?
ChatGPT'nin RPA ile Entegrasyonu
Gelişmiş bir dil modeli olan ChatGPT, doğal dil işleme yetenekleriyle dünyayı sarstı. Derin öğrenmenin gücünü kullanarak, insan gibi yanıtlar üretebiliyor, bağlamı anlayabiliyor ve anlamlı konuşmalar yapabiliyor.
Şimdi, bu konuşma yeteneğini RPA'nın otomasyon yetisiyle birleştirmeyi hayal edin.
Şirket Süreçlerinin Geleceği
RPA, tekrarlayan ve öngörülebilir iş süreçlerini otomatikleştirmek için kullanılan bir teknolojidir. Bu tür görevler genellikle monoton ve zaman alıcıdır ve çalışanların daha yaratıcı ve verimli olmalarını engeller. RPA, bu tür görevleri otomatik hale getirerek çalışanların zamanlarını daha verimli kullanmalarını sağlar.
ChatGPT gibi doğal dil işleme ve yapay zekâ modelleriyle entegre edilen RPA, insan-makine işbirliğini geliştirir. Bu; insanların yaratıcılık, eleştirel düşünme ve duygusal zekâ gerektiren görevlere odaklanmasını sağlarken, zaman alıcı, tekrarlayan ve rutin işler otomatikleştirilerek hızlı ve hatasız bir şekilde gerçekleştirilebilir.
Bilgisayarın hayatımıza ilk girmeye başladığı zamanlar; insanlar bilgisayarların işlerimizi elimizden alacağından endişe ederken, bilgisayarlar insanları desteklemek ve görevlerini kolaylaştırmak için kullanılmaya başlandı. Bu da iş süreçlerinin daha etkili ve verimli hale gelmesine katkıda bulundu. Bugün akıllı telefonlarımız sayesinde her an cebimizde birer bilgisayar taşıyoruz. İnsan odaklı otomasyon da aynı şekilde, otomasyonun insanlarla birlikte çalıştığı, insanların daha değerli işlere odaklandığı ve iş süreçlerinin daha verimli hale geldiği bir yaklaşımı temsil ediyor.
RPA ve ChatGPT'nin birleşimi, şirket süreçlerinin geleceğini yeniden şekillendirecek. Bu birleşim yeni bir verimlilik, müşteri memnuniyeti ve iş büyümesi seviyesini açığa çıkaracak.
Seda Kesimci
|

Yalın Düşünce Sistemi’nin en önemli köşe taşlarından biri olan 3 Tehlikeli M; ERP Sistemlerinin kurulması, işletilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması noktalarında önemli bir yer tutmaktadır. Muda, Muri ve Mura olarak adlandırılan 3M, ERP ‘nin tek veritabanı üzerinden kurulması aşamasında, kurulduktan sonra ise doğru verinin elde edilmesi ve amaca uygun olarak doğru raporlamanın sağlanması hususunda önem arz eder.
MUDA (değer katmayan) - İş bitim sürelerini uzatan, bir malzemeyi ya da aleti almak için gereksiz hareketler yapmaya neden olan, stok fazlalığı yaratan ya da sonuçta her tür beklemeye yol açan fire niteliğindeki hareketlerdir. Kısaca müşterinin parasını ödemeye hazır olduğu değer yaratan faaliyetlerin haricindeki her şey Yalın Düşünce‘de israf olarak adlandırılır.
Bu israflar 7 temel kategoride özetlenmiştir :
- Yetersiz çalışma metodları
- Uzun hazırlık zamanları
- Yetersiz prosesler
- Eğitim eksikliği
- Yetersiz bakım
- Uzun mesafeler
- Liderlik eksikliği
MURI (aşırı yük) - Kısaca Muri ekipman ve personellerin, izin verilenden daha fazla kuvvet ve emekle, daha uzun bir zaman dilimi içerisinde, daha yüksek bir performansla çalışmasını isteyerek aşırı yüklenme anlamına gelir. Muri, kaynakların verimli planlanmamasından kaynaklanan ve insanlara aşırı yük bindirmek gibi sonuçlara yol açacağından dolayı emniyet ve kalite sorunları üretir. Makinelere aşırı yük bindirmek ise arızalara ve ürün kusurlarına yol açar.
MURA (düzensizlik, dengesiz yüklenme) - Bunu diğer iki israfın sonucu olarak görebiliriz. Normal üretim sistemlerinde kimi zaman insanlarla makinelerin kaldırabileceğinden fazla iş yükü olur, kimi zaman da iş olmaz. Düzensizlik git gelli bir üretim programından ya da zaman kaybı ve parça yokluğu veya hatası gibi iç nedenlere bağlı olarak bir inip bir çıkan üretim hacminden kaynaklanır. Mura’nın sonucu Muda olabilir.
Muda’lar; Muri ve Mura’lar önlenmeden tam olarak yok edilemez. Baş harfi M ile başlayan bu uç Japon kelime işletmelerdeki israflara işaret eden ve ortadan kaldırılması gereken 3M olarak adlandırılır.
Firmalarımızdaki genel eğilim, mevcut çalışma şeklimizi eleştirmeden, neyi niye yapmakta olduğumuzu sorgulamadan, yazılımda karşılığını oluşturmaya çalışmaktır. Aslında hatalarımızı otomatize ederek, bir başka deyişle mevcut israflarımızı yazılım içerisine yerleştiririz.
Yazılım programları veya otomasyon sistemleri, belirli varsayımlar ve şartlar uygun olduğu sürece beklenen sonucu verecek sistemlerdir. Bu bakış açısından, tüm yazılımlar firmanın hedeflerine ulaşması için kullanabileceği araçlardır. Ancak bir çok durumda ERP projelerinin araç olmaktan çıkıp, kendi başına bir amaç haline geldiğini ve firmanın verimli kullanması gereken kaynaklarını tüketmeye başladığını gözlemlemekteyiz. ERP projelerinin başarıya ulaşması için aşağıdaki noktalara dikkat etmeliyiz.
- Amaç firmaya değer katmaktır. Firma açısından hangi yazılımın kullanıldığının, ya da hangi programlarla üretimin ve hammaddelerin planlandığının, kontrol edildiğinin bir anlamı yoktur.
Herhangi bir yazılım, ya da otomasyon programı, firmaya sağlanan değerin mükemmelleştirilmesine katkıda bulunduğu oranda anlamlıdır.
Yani ERP sistemleri aşağıdaki maddeleri sağlıyorsa değerlidir:
ERP’nin sağladığı en önemli değerlerden biri de firmanın önemli ve herkesin paylaşması gereken bilgileri ortak bir veri tabanında birleştirmesidir. Ortak veri tabanının olmadığı, herkesin farklı kaynaklardan bilgi sağladığı durumlarda, birbirinden farklı bilgiler söz konusu olabilir ki bu da yanlış kararlara yol açabilir. Aynı hammaddeyi iki farklı üretim biriminin birbirinden bağımsız, hammadde fiyatlandırması yaptığını düşünelim. Bu durumda ortaya çıkacak ürünün doğru maliyet bilgisinin ne olduğunu tespit etmek, bunun üzerinden genel bir fiyatlandırmaya gitmek, ürünün karlılığını doğru hesaplamak ve sonrasında satışı arttırmaya yönelik olası kampanyalara karar vermek mümkün olmayacak ya da firma açısından zararlı sonuçlara yol açabilecektir. Mühendislik açısından ele alındığında da bir üründe yapılan geliştirmenin iki farklı birimde de uygulanması hem atlanabilecek, hem de fiiliyatta aynı işi, örneğin aynı mamül ağacının iki kez revize edilmesi anlamı taşıyacağından sürdürülmesi oldukça zor bir süreçtir. Tek bir veritabanın olduğu durumda ise, tüm veriler tek bir kaynakta bulunduğundan dolayı hem hata olasılığı azalmakta hem de genel olarak sürecin takibi kolaylaşmaktadır.
Firmaların MRP yazılımı kullanmasının temel amacı, stokları takip edebilmek buna bağlı olarak malzeme ihtiyaç planlaması yapmaktır. Yöneticilerin, bu yatırımı yapmasını sağlayan en önemli neden de “tek bir tuşla” üretimin hangi aşamada olduğunu, ne kadar hammadde ve mamül stoğu olduğunu vb. görebilmektir. Ancak bir çok şirkette MRP’den alınan stok miktarı ile fiili stok miktarı arasında farklar gözlemlenmektedir. Buradaki sorun çoğu durumda doğrudan yazılımdan kaynaklı bir sorun olmayabilir, en temel sorun ürün ağaçlarının sisteme yanlış girilmiş olmasıdır. Yani veri doğru olmadığı durumda, hangi yazılımın, otomasyon sisteminin kullandığının bir önemi yoktur.
Müşteriye istediği ürünü, istediği zamanda ve olması gereken kalite ile teslim etmek, ve aynı zamanda maliyetleri minimumda tutarak belirli bir karlılık seviyesini sürdürebilmek tüm şirketlerin temel amacıdır. Ama bu noktada tüm üretim sürecinin bir bütün olarak incelenmesi gerekir. Firmanın üretim kapasitesi, operasyon süreleri, depolama kapasitesi, tedarik süreleri gibi tüm parametreler birlikte ele alınmalıdır. Buradan çıkacak sonuçlar ışığında firmanın nasıl bir üretim akışına sahip olması gerektiği, hangi noktada ve neleri değiştirerek israfları ortadan kaldırabileceği ve minimum maliyetle beklenilen kalite düzeyini nasıl yakalayacağı belirlenmelidir. Hangi yazılımın ya da otomasyon sisteminin seçileceğine ancak bu noktadan sonra karar vermek doğru olacaktır.
Kurulacak olan ERP’nin seçilmesinin ardından ERP Projesi’nin sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi için firmanın proje ekibi ve ERP danışmanlarından oluşan doğru ekibin kurulması gerekir. Sonrasında tüm kullanıcılara eksiksiz olarak ERP eğitimleri verilir. Bu eğitimlerin verilmemesi halinde ERP Danışmanları, ERP’nin kurulmasının ardından kullanıcıların rolünü üstlenmek zorunda kalmaktadır. Bu da Muda’ya sebep olmaktadır. Aynı şekilde ERP Danışmanı’nın bu ekibin bir parçası olarak desteğini ekibin üzerinden çekmemesi gerekir. Proje Yöneticisi ve kullanıcılar ile arasındaki iletişimi her daim aktif olarak yönetmesi gerekir. Bu da yapılan işlemlerin tekrar tekrar düzeltilerek yapılmasının önüne geçecek ve Yalın Üretimin en önemli prensibi olan Just In Time ilkesini yerine getirecektir. Ve ERP sisteminin gelişmesi için yeni adımlar atılabilmesinin önünü açacaktır.
3M e dikkat edilerek kurulan ERP sistemleri sayesinde ortak bir veri tabanında, doğru verilere sahip olmuş olunacaktır. Elde edilen bu verilerden de anında, hatasız, esnek raporlamalar sayesinde kaliteyi artırmaya ve maliyeti düşürmeye yönelik sonuçlara ulaşılması sağlanabilecektir.
Seda KESİMCİ
ERP Danışmanı
seda.kesimci@prodasoft.com
PRODA Araştırma Geliştirme ve Yazılım Ltd. Şti.
Kaynaklar:
https://lean.org.tr/erpmrp-yazilimlari- ve-yalin- uretim-uzerine- dusunceler/
https://sites.google.com/site/bilsekydk/yalin-ueretim- teknikleri/3-m- muda-mura- muri
Şirket Adresi: JustWork, Meydan İstanbul AVM, Balkan Cd. No:62 D:108, 34770 Ümraniye / İstanbul
Telefon: +90 212 231 93 45
eMail: info-prodasoft.com

