• 30 Temmuz 2021 / Cuma 01:27

IFS Türkiye CEO’su Ergin Öztürk ile IFS’in Uzmanlıklarını, Yaklaşımlarını ve Gelecek Dönem Planlarını Konuştuk.

Pandemi süreciyle birlikte şirketlerin iş uygulamalarına dair beklentileri çok değişti. 20 yıl önce rekabetin daha az olduğu dönemlerde satın aldıkları uygulamaların modern çağa ayak uyduramadığını görüyor ve bu uygulamaları daha modern ve kullanılabilirliği yüksek uygulamalarla değiştiriyorlar. Günümüzde şirketlerin kaynakları da artık eskisi gibi bol değil, dolayısıyla daha az kaynakla daha fazla iş yapmak durumunda kalıyorlar. IFS olarak, pandemi sonrası modern dijital çağa uyum sağlamaya çalışan şirketlere ihtiyaç duydukları hızı, esnekliği ve kolaylığı sağlayan, bu alanda standartl arı belirleyen bir şirket olarak kendimizi konumlandırıyoruz.

IFS, 1983 yılında İsveç’te kuruldu ve şirketlerin verimlilik sorunlarını çözmeye yardımcı olan kurumsal iş uygulamaları (ERP/FSM/EAM) geliştiriyor ve şirketlerin kullanımına sunuyoruz. Şu an 60’ın üzerinde ülkede ve 80’i aşkın ofisle faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Dünya genelinde farklı sektörlerden 10 binin üzerinde müşterimiz ve 1 milyondan fazla kullanıcımız bulunuyor. Türkiye’de faaliyetlerimize 2004 yılında başladık ve şu anda yaklaşık 750 şirkete ve 25 binin üzerinde kullanıcıya hizmet veren bir şirket haline geldik. Kısacası şirketleri geleceğe taşıyan, verimliliklerini ve kârlılıklarını artırmalarını sağlayan Kurumsal İş Uygulamaları geliştiren ve uygulayan yenilikçi bir dijital dönüşüm şirketiyiz. Sadece odaklandığımız ve uzman olduğumuz sektörlere hizmet veriyoruz. Savunma ve havacılıktan, üretim endüstrilerine, otomotivden gıdaya, kimyadan medikal sektörüne, tesis ve ekipman yoğun endüstrilerden inşaat, taahhüt ve proje endüstrilerine, servis ve hizmet sektörüne kadar uzanan geniş bir sektör uzmanlığımız var.  

IFS olarak kurumsal iş uygulamaları pazarında liderliği üstlenmiş ürün ve çözümlerimiz ile şirketlerin daha çevik, daha verimli, daha kârlı ve hepsinden önemlisi sürdürülebilir olmalarını sağlamak üzere çözümler geliştiriyoruz. En son teknolojiler ile harmanlanmış çözümlerimizi rekabet avantajı sağlayacak bir modelle şirketlere sunuyoruz. Gerçek zamanlı üretim ve şeffaflıkla yönetilebilir bir altyapı, daha kaliteli üretimi daha az maliyetle yapabilme olanağı ve hem satışlarını hem de tedarikçileri daha iyi planlama yeteneği yani reel verilerle tüm süreçleri takip edebilecekleri uçtan uca entegre bir sistem sağlıyoruz.

Geçtiğimiz aylarda bir şirketin müşterilerini, çalışanlarını ve varlıklarını yönetmek için ihtiyaç duyacakları uçtan uca tüm özellikleri sağlayan ve IFS’in tüm ürünlerini tek bir çatı altında tutan IFS Cloud platformunu kullanıma sunduk. IFS Cloud, kurumsal kaynak planlama (ERP), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), insan kaynakları yönetimi (HCM), varlık yönetimi (EAM) ve saha servis yönetimi (FSM) gibi seçeneklerin bir arada ya da ayrı ayrı tek bir platformda kullanılabilmesine olanak tanıyor.

Klasik bir ERP’nin ötesinde şirketlerin ana gereksinimlerinin karşılanmasına odaklanan Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) yazılımımız ‘IFS Applications’ tam bir ürün yaşam döngüsü sunuyor. Ürünün tasarımdan başlayarak satış sonrası hizmetlere kadar tüm çevrimini içeren Ürün Yaşam Döngüsü 
Yönetimi (PLM) ile ek hiçbir uygulamaya ihtiyaç kalmadan işletmelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz. 
IFS Applications 10’a web, bulut ve mobil dahil her yerden erişilebiliyor. Aynı zamanda yapay zekâ fonksiyonlarını da içeren bir ürün. Kısacası IFS Applications sadece bugünkü ihtiyaçlarınıza değil gelecekteki ihtiyaçlarınıza da hazır olan en modern ve vizyoner teknolojilerle geliştirilmiş seçkin bir çözümdür. IFS Applications’ın dünya genelinde 1 milyondan fazla kullanıcısı bulunuyor. Saab, Lockheed Martin, Amerikan Hava Kuvvetleri, Jotun gibi dünyanın önde gelen şirketleri tüm iş süreçlerini uçtan uca IFS ile yönetiyor. 

Türkiye’de ise Durmazlar Makina, AKO ve Petlas Grubu, Sinpaş, FNSS Savunma, SDT, KVK, Bürotime, Koska, Tatmetal, Dearsan Tersanesi, Gülermak, Özaltın Holding, Samet ve Makyol gibi farklı sektörlerden yaklaşık 750 şirket IFS ERP çözümlerini kullanıyor. Son 5 yıldır Gartner Magic Quadrant’ta lider gösterilen IFS Saha Servis Yönetimi (FSM) çözümüz dünya genelinde şirketlerin saha servis operasyonlarında fark yaratmaya devam ediyor. En geniş kapsamlı, bulut bağlantılı saha servis yönetimi çözümü kabul edilen ürünümüz, yeni bir kullanıcı deneyimi sunması, güçlü planlama ve programlama yetenekleri, geliştirilmiş servis geliri yaratma işlevleri, çoklu-kanal müşteri katılımı ve yeni nesil bulut yapılandırma seçenekleri ile şirketlere önemli avantajlar sağlıyor. Kurumsal Varlık Yönetimi (EAM) yazılımı ise şirketinizdeki tesis, ekipmanların ve diğer varlıkların kesintisiz çalışır vaziyette olmalarını sağlamak adına bakımlarının takibini yapabilmenize yardımcı olan bir yazılımdır.


Genel ekonomi açısından baktığımızda 2020 yılı tüm sektörler için zorlu bir yıl oldu. 2021 yılına da bu olumsuzlukların gölgesinde ve ekonomik belirsizliklerle girdik. Ancak geçtiğimiz bir yıl içinde bu olumsuzluklar ve belirsizlikler gölgesinde yaşamayı öğrendik. Geçmişte krizlerden çok ders çıkarmış bir ülke olarak 2020’ye nazaran 2021 yılına biraz daha iyi başladık. Aşılamanın yaygınlaşması ve yaz aylarıyla birlikte krizin hafifleyeceğini ve büyüme ivmesinin yukarı döneceğine inanıyoruz. Diğer taraftan IFS olarak baktığınızda ise, pandemi sürecinde şirketler dijital dönüşüme yatırım yapmaları gerektiğini gördüler ve bu nedenle kurumsal iş uygulamalarına yönelik yatırımlarını artırdılar. Müşteri sayısı ve iş hacmi açısından iyi bir başlangıç yaptığımızı söyleyebiliriz. 

Ayrıca 2020 yılındaki büyümemizle orantılı bir şekilde ekibimiz de büyüdü. 2021 yılında ekibimizi daha da büyüterek daha da güçlenmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda Türkiye’deki iş ortağı ekosistemimizi büyütmeye devam ediyoruz. 

IFS olarak öncelikli hedefimiz Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), Saha Servis Yönetimi (FSM) ve Kurumsal Varlık Yönetimi (EAM) denildiğinde, yeni nesil bir şirket olarak Türkiye’de akla gelen ilk isim olmak. 

Şirketlerde artık eskisi kadar kaynak yok, eskisi kadar fazla zaman ayıramıyorlar ve çok daha hızlı olmak zorundalar. Dolayısıyla rekabet avantajı elde edebilmelerinin tek yolu daha yenilikçi, daha hızlı, daha vizyoner şirketler olmak. IFS olarak en yenilikçi teknolojileri çözümlerimiz ile şirketlerin iş süreçlerine entegre ederek, bu yaklaşımın dünyadaki en başarılı örneklerinden biri olmaya devam edeceğiz. Özellikle FSM ve EAM konusunda küresel anlamda kanıtladığımız başarımızı Türkiye’ye taşıyıp çok başarılı projelere imza atacağız.

Müşteri deneyimi artık her zamankinden önemli bir hale geldi. Müşteri memnuniyetinin merkezinde ise saha servis hizmetleri yer alıyor. Müşteriler, istedikleri ürün ve hizmetlere istedikleri her yerden, her şekilde ulaşmak isteyecek. Bunu teknoloji aracılığı ile yapacaklar. Siz verin, biz kullanırız diyecekler. Artık beklenti düzeyi çok daha yüksek olduğu için şirketler müşterilere yetişmek zorunda kalacak. Kısacası 2021 yılı kullanıcıların yılı olacak.

İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle diğer bir hedefimiz ise, hizmet ve servis sektörüne yönelik projelerimize ağırlık vermek olacak.  IFS, Gartner gibi bağımsız araştırma şirketlerine göre son 5 yıldır Saha Servis Yönetimi çözümlerinde pazar lideri konumunda yer alıyor. Dünyada zaten servis alanında yükselen bir trend söz konusu. Açıkça görülüyor ki servis ve hizmet sektörü, önümüzdeki dönemin parlayan yıldızlarından olacak. Şirketler, ürün satmaktan hizmet satmaya doğru bir dönüşüm içerisindeler. Türk şirketleri için de bu konu öncelikli hale geldi. Telekomdan beyaz eşyaya, enerji üreticilerinden gıdaya ve perakendeye kadar, sahada servis sunan pek çok şirkete, Saha Servis Yönetimi uygulamamızla katkıda bulunmayı, dünyadan elde ettiğimiz bilgi birikimini Türkiye’deki şirketlere sunmayı hedefliyoruz.

Müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda yapay zekâ, veri analitiği, blok zinciri ve mobilite dahil olmak üzere yeni teknolojilere, bulut hizmetlerine ve “Evergreen” projesine odaklanacağız. Müşterilerin iş uygulamalarından elde ettikleri faydaları artıran ve ihtiyaçlarının daha iyi karşılanabilmesini sağlayan yenilikçi çözümlerle kullanıcı verimliliğindeki çıtayı daha da yükselteceğiz.

Son olarak, geçmişten bugüne süre gelen ve hiç ödün vermediğimiz hedefimiz ise “vizyonerlik”. IFS, yeni dünya düzenine doğmuş, bu anlayışla beslenmiş, büyümüş bir marka. Hem teknoloji kullanımı hem de müşteriye yaklaşım açısından, yeni dünya düzeninin öncüleri arasındayız. 
IFS uygulamalarının “yalınlık”, “kolay kurulum”, “kolay kullanım”, “yatırımın çok hızlı geri dönüşü”, “yüksek verimlilik” ve “yenilikçi güncellik” özellikleri de bu yeni düzenin ihtiyaçlarına cevap veriyor. 2021 yılı ve sonrasında bu yeni sürecin ihtiyaçlarını karşılayacağız. Kendi sektörümüzün standartlarını aşarak, geleneksel uygulamalar ve kavramlar değil, kolay ve gerçekten uygulanabilir ürünler sunmaya devam edeceğiz.  

Son dönemde “Citizen Developer” kavramını destekleyen Low Code & No Code platformlar konuşuluyor. "Low-code or No code", kurumsal yazılım şirketlerinin müşterilerine yazılımlarıyla daha hızlı bir şekilde daha fazlasını yapma yetkisi vermesi nedeniyle sıcak baktıkları ve geçiş yaptıkları önemli bir yaklaşım. Bu yaklaşımla “citizen developers” uygulama bileşenlerini sürükleyip bırakarak veya bunları bir araya getirerek mobil uygulamalar veya web uygulamaları geliştirebiliyorlar. Bu, yazılım geliştirmeye demokratik bir yaklaşım getiriyor. Bir iş analisti veya bölüm yöneticisi, bir geliştiriciyi ya da yazılımcı ekibini dahil etmenin getirdiği mali yük veya zaman sıkıntısı olmadan yeni süreç akışlarını ve işlevsellikleri yapılandırabiliyor. IDC analistleri Joe Pucciarelli ve Sere Findling, 2025 yılına kadar CIO’ların yüzde 60’ının BT ve iş üretkenliğini artırmak için “Low-cod or No code” yaklaşımı uygulayacaklarını öngörüyor. Gartner ise 2024 yılına kadar uygulama geliştirme süreçlerinin yüzde 65’inden fazlasının 2024 yılına kadar “Low-code or No-code” ortamlarına taşınacağı tahmininde bulunuyor. IFS olarak yeni işlevsellikleri geliştirmek için “Low-code or No-code” yaklaşımını kullanıyoruz. Böylece yeni çözümleri ve sektöre özgü işlevleri daha ucuz ve daha yüksek kalitede oluşturabiliyoruz. Bu amaçla standart çözümlerimizi üretmek için düşük kodlu bir Etki Alanına Özgü Dil (Domain-Spesific Language - DSL) benimsedik. Bu düşük kodlu yaklaşım, yalnızca daha hızlı değer yaratmamıza yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda bizi gelecekteki teknolojik değişikliklerden izole etmemize de yardımcı oluyor. 

IFS olarak yeni dünya düzeninde doğmuş, bu anlayışla beslenmiş ve büyümüş bir şirketiz. Hem teknoloji kullanımı hem de müşteriye yaklaşım açısından, yeni dünya düzeninin öncüleri arasındayız. İnsanların hayatlarını kolaylaştıracak ve şirketlerin rekabette öne çıkmalarını sağlayan kolay uygulanabilir ürün ve çözümler sunuyoruz. Öncelikle teknoloji alanında farklılaşan bir şirketiz. 

Kullanılan son teknolojiler ve kullanım kolaylığı sayesinde çözümlerimiz kolayca kullanıma alınabiliyor ve kullanıcılar zorluk çekmeden kullanmaya başlayabiliyor. Öne çıktığımız bir diğer unsursa sunduğumuz hizmet kalitesi. Sektörel uzmanlığa sahip danışmanlık ekibimiz, yetkinlikleri ve kalitesi ile sektörün en iyileri arasında yer alıyor. Uluslararası kurumsal iş uygulamalarının Türkiye’deki şirketlerde başarılı bir şekilde kullanılması için en önemli unsurlardan biri de ürün yerelleştirmeleridir. Ürün yerelleştirmelerimiz ve Türkiye’deki mevzuatlara uygunluk sağlayan çözümlerimizle fark yaratmaya devam ediyoruz. Danışmanlık ve teknik hizmetlerin yanında müşteri memnuniyetini belirleyen en önemli unsurlardan bir tanesi de destek hizmetleridir. Türkiye’de uzun yıllardır müşterilerimize hizmet sağlayan bir destek ekibimiz bulunuyor. Tecrübeli danışmanlardan oluşan destek ekibimiz e-uygulamalar ve mali işlere yönelik konular başta olmak üzere pek çok konuda ihtiyaç halinde müşterilerimize destek hizmeti sunuyorlar.

Dijital dönüşüm tüm Dünya’da pandemi süreci ile birlikte epey hız kazandı. Öncelikle şirketlerin dijital dönüşümü bir amaç olarak değil rekabet avantajı sağlayan bir araç olarak görmeleri gerekiyor. Günümüzde dijital dönüşüm mevcut ve gelecekteti şartlar göz önüne alındığında artık bir zorunluluğa dönüşmüş durumda. Bu nedenle şirketlerin dijital dönüşüm yatırımlarını hem kısa hem de uzun vadeli planlarına dahil etmeleri gerekiyor. Dijital dönüşüm bir yıllık ya da 2 yıllık bir konu değil yaşayan bir süreç. Şirketlerin bu durumu göz önünde tutmaları ve ihtiyaçlarını tam olarak netleştirdikten sonra yatırımlarını gerçekleştirmeleri büyük önem taşıyor.

Dijital dönüşüm günümüzde sadece teknolojiye yapılan bir yatırım değil, aynı zamanda bu dönüşümü gerçekleştiren şirketlere verimlilik katan ve karlılıklarını artıran önemli bir süreç.  Biz IFS olarak dijital dönüşümün yolculuğunda müşterilerimize çok destek olduk. Bu süreçte IFS’e yatırım yapan şirketler, beş yıl içinde yaptıkları yatırımı yüzde 400 oranında geri kazandı. 

Dönüşüm sürecine henüz başlamamış veya bu dönüşümü başarıyla sürdüremeyen şirketler, özellikle pandemi sürecinde büyük zorluklarla karşılaştılar. Bu nedenle şirketlerin çağa uyum sağlamak, verimliliklerini artırmak, operasyonel süreçlerini hızlandırmak ve etkili hale getirmek, insan kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmak, rekabette öne çıkmak ve en önemlisi hayatta kalabilmek için dönüşmeleri gerekiyor. Pandemiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de işletmelerin öncelikleri değişti ve dijital dönüşüm yatırımları hem hızlandı hem de büyük bir artış gösterdi. 
 

              





114 kez görüntülendi. 11.06.2021 tarihinde eklendi.
Yukarı Dön