Türk Telekom, çalışanların kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan yapay zekâ ajanları oluşturabilmesini sağlayacak yeni bir platform geliştiriyor. TÜBİTAK BİLGEM iş birliğiyle yürütülen projede, telekomünikasyon şebekelerinin 2030 yılına kadar yüksek otonomi düzeyine taşınması hedefleniyor.
Türk Telekom, yapay zekâyı yalnızca soruları yanıtlayan bir asistan olarak değil, operasyon süreçlerinde görev üstlenen ve diğer ajanlarla birlikte hareket edebilen bir yapı olarak kullanmaya hazırlanıyor. Şirketin geliştirdiği Kodsuz Yapay Zekâ Ajan Geliştirme Platformu, çalışanların kodlama bilgisine ve karmaşık komutlara ihtiyaç duymadan kendi iş ihtiyaçlarına yönelik yapay zekâ ajanları oluşturmasını amaçlıyor.
Platformda oluşturulacak ajanların kullanıcıların ihtiyaçlarını anlayabilmesi, görevler için strateji geliştirebilmesi, işleri kendi aralarında paylaşabilmesi ve birbirleriyle iletişim kurarak çok adımlı süreçleri yürütebilmesi planlanıyor. Böylece yapay zekânın yalnızca bilgi sağlayan bir araç olmaktan çıkarak belirlenen kurallar ve yetkiler çerçevesinde operasyonel aksiyon alabilen bir yapıya dönüşmesi hedefleniyor.
Platformun ilk ve en önemli kullanım alanlarından biri telekomünikasyon şebekelerinin yönetimi olacak. Yapay zekâ ajanlarının cihaz yapılandırma, arıza tespiti, kapasite planlama, enerji optimizasyonu ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi gibi süreçlerde kullanılması öngörülüyor. Şirket, bu yapı sayesinde şebekenin kendisini optimize edebilen, olası sorunları önceden belirleyebilen ve uygun durumlarda kendi kendini onarabilen bir sisteme dönüşmesini amaçlıyor.
Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, platformun yakın zamanda hayata geçirileceğini belirtti. Orhan, sistemin yalnızca çalışanlara yardımcı olan bir asistan olarak kalmayacağını; telekomünikasyon şebekesinin kendisini optimize etmesini ve hataları önceden tespit ederek çözmesini sağlayacağını ifade etti. Platformun ağ yönetiminde verimliliğin artırılmasının yanı sıra zaman ve enerji tasarrufuna, dolayısıyla çevresel etkilerin azaltılmasına katkıda bulunması bekleniyor.
Türk Telekom ile TÜBİTAK BİLGEM iş birliğiyle yürütülen proje, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabet Öncesi İşbirliği Projeleri destek programı kapsamında bulunuyor. Projeye ilişkin paylaşılan bilgilere göre Türk Telekom’un somut hedefi, millî yapay zekâ ekosistemini merkeze alarak telekomünikasyon şebekelerini 2030 yılına kadar L4 olarak adlandırılan yüksek otonomi düzeyine taşımak.
Telekomünikasyon sektöründe kullanılan otonom ağ sınıflandırması, manuel yönetimden tam otonom yönetime kadar L0 ile L5 arasında altı seviyeden oluşuyor. Uluslararası telekomünikasyon kuruluşu TM Forum tarafından geliştirilen bu sınıflandırmada L4; sistemlerin belirli operasyon senaryolarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan karar verebildiği, gerekli işlemleri uyguladığı ve sonuçlarını kontrol edebildiği yüksek otonomi düzeyini ifade ediyor. L5 ise ağın bütün koşullarda ve operasyon alanlarında uçtan uca tamamen otonom çalışmasını öngören en ileri aşamayı tanımlıyor.
Bu nedenle Türk Telekom’un açıklaması, şirketin bugün L4 veya L5 seviyesine ulaştığı anlamına gelmiyor. Açıklanan yol haritasında 2030 yılı için yüksek otonomi düzeyi, daha uzun vadede ise tam otonom ağ yönetimi hedefleniyor. Ayrıca otonomluk seviyesi bütün şebeke için tek bir sonuç olarak değil; arıza yönetimi, enerji optimizasyonu ve kapasite planlaması gibi ayrı kullanım senaryoları üzerinden değerlendiriliyor.
Kurumsal Sistemler Açısından Neden Önemli?
Türk Telekom’un projesi, kurumsal yapay zekâ kullanımındaki daha geniş dönüşümün telekomünikasyon sektöründeki somut örneklerinden biri. ERP, CRM ve MES sistemlerinde de gündeme gelen yeni yaklaşım; yapay zekânın yalnızca rapor hazırlaması veya soruları yanıtlaması yerine süreçleri izlemesi, farklı sistemlerle iletişim kurması, görevleri paylaşması ve tanımlanmış sınırlar içinde aksiyon alması üzerine kuruluyor.
Kodsuz geliştirme yaklaşımı ise yapay zekâ ajanlarının yalnızca yazılım ekipleri tarafından değil, operasyon süreçlerini doğrudan bilen çalışanlar tarafından da oluşturulmasının önünü açabilir. Bununla birlikte kritik altyapılardaki başarının; doğru ve güvenilir veri, siber güvenlik, yetkilendirme, kararların izlenebilirliği ve gerektiğinde insan müdahalesini devreye alacak yönetişim mekanizmalarına bağlı olduğu unutulmamalı.
Türk Telekom’un girişimi bu yönüyle sıradan bir kurumsal yapay zekâ uygulamasının ötesine geçiyor. Proje, yapay zekâ ajanlarının birbirleriyle iş birliği yaptığı, çok adımlı operasyonları yürüttüğü ve kurumsal sistemlerin giderek daha otonom hale geldiği yeni dönemin Türkiye’deki dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
Bu haber; Türk Telekom’un Anadolu Ajansı aracılığıyla yayımlanan açıklaması veTürk Telekom yetkililerinin projeye ilişkin paylaşımları esas alınarak hazırlanmıştır.
İlgili Linkler: ?>


