Türkiye’nin 2026–2030 dönemindeki yapay zekâ politikalarının yol haritasını ortaya koyan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Haziran 2026’da İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde kamuoyuna açıklanan plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem üzerine kurulu.
Yeni Eylem Planı, Türkiye’nin yapay zekâ alanında daha önce yürüttüğü çalışmaların devamı niteliğinde. 2021–2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi döneminde Veri Yönetişimi, İnsan Kaynakları, Teknik Altyapı ve Platformlar, Yapay Zekâ Hukuku ve Etik, Güvenilir ve Sorumlu Yapay Zekâ ve Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi gibi farklı alanlarda çalışma grupları oluşturulmuştu. 2026–2030 Eylem Planı ise bu süreci yeni hedefler, yatırım araçları ve uygulama programları üzerinden ileri taşımayı amaçlıyor.
Planın insan kaynağı tarafında dikkat çekici hedefler bulunuyor. Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı kapsamında 81 ilde gerçekleştirilecek çalışmalarla iki yılda 5 milyon kişiye eğitim verilmesi, bunun yanında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye, iki yılda 5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi vermeyi; 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirmeyi hedefliyor.
Yapay zekânın geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan veriye erişim de planın önemli başlıklarından biri. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması hedefleniyor. Böylece araştırmacıların, girişimlerin ve kamu kurumlarının veriyi yapay zekâ uygulamalarında kullanabilmesinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
Hesaplama ve veri merkezi altyapısı tarafında ise 2030 yılına kadar Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi planlanıyor.
2030’a kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması ve veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirilmesi hedefleniyor.
Planın iş dünyasını doğrudan ilgilendiren başlıklarından biri de KOBİ’lerin yapay zekâ teknolojilerine erişimi. Sağlık, enerji ve akıllı üretim gibi öncelikli alanlarda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ve KOBİ’lerin bu teknolojilerden daha fazla yararlanması amaçlanıyor. Bunun yanında yatırımcılara enerji ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ ve araştırmacılara hızlı prototipleme imkânı sağlayacak Yapay Zekâ Büyüme Bölgelerinin kurulması öngörülüyor.
KOBİ’lerin ve araştırmacıların yapay zekâ çözümlerini geliştirebilmesi ve hızlı biçimde prototiplemesi, planın iş dünyasına yönelik önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Kamu tarafında da yapay zekâ yatırımlarının artırılması planlanıyor. Kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması hedeflenirken, e-Devlet’in vatandaşların yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyebileceği bir dönüşüm alanı olarak ele alınması öngörülüyor.
Türkiye’nin kendi yapay zekâ teknolojilerini geliştirmesi de Eylem Planı’nın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Yerli büyük dil modeli çalışmalarının geliştirilmesi, yapay zekâ alanındaki girişimlerin ve araştırmaların desteklenmesi ve Türkiye’nin yalnızca yapay zekâ kullanan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ülkeler arasında konumlandırılması hedefleniyor.
Planın “Yönet” ekseninde ise yapay zekânın güvenli ve sorumlu kullanımına yönelik yaklaşım öne çıkıyor. Kullanıcıların haklarını korurken yatırımcılar açısından öngörülebilirlik sağlayacak ve orantılı risk yaklaşımına dayanacak bir düzenleyici çerçevenin oluşturulması hedefleniyor.
Eylem Planı, kurumsal yazılım ve dijital dönüşüm pazarı açısından da önemli bir çerçeve ortaya koyuyor. Yapay zekâ yalnızca bağımsız bir teknoloji olarak değil; veri, hesaplama altyapısı, insan kaynağı, KOBİ’ler, kamu yatırımları ve sektörel uygulamalarla birlikte ele alınıyor. Bu yaklaşım; ERP, MES, CRM, iş zekâsı, insan kaynakları, üretim planlama, kalite, bakım ve tedarik zinciri gibi kurumsal uygulamalarda yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması açısından yeni fırsatlar oluşturabilir. Özellikle KOBİ’lerin yapay zekâya erişimi, akıllı üretim uygulamaları, veri altyapısı ve hesaplama kapasitesinin geliştirilmesi; kurumsal yazılım üreticileri, teknoloji sağlayıcıları ve çözüm ortakları açısından yakından izlenmesi gereken alanlar arasında bulunuyor.
Planın başarısını açıklanan hedeflerden çok, bu hedeflerin hangi hızla somut desteklere, yatırımlara ve uygulamalara dönüşeceği belirleyecek.
18 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanan genelgeyle birlikte Türkiye’nin 2026–2030 dönemi yapay zekâ politikasında uygulama süreci yeni bir aşamaya geçti. Bundan sonraki temel gündem; KOBİ’lere yönelik desteklerin, sektörel uygulamaların, Yapay Zekâ Büyüme Bölgelerinin, veri ve hesaplama altyapısı yatırımlarının ve kamunun yapay zekâ projelerinin hangi takvim ve koşullarla hayata geçirileceği olacak.
Bu haber; 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’na ilişkin açıklamaları, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde kamuoyuyla paylaşılan bilgiler ve Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021–2025 kapsamında yayımlanan resmî bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır.
İlgili Linkler:Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili 2026/9 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi
?>


